Kolera Hastalığı

kolera

                Kolera hastalığı, Vibro kommo adında bir virüs nedeniyle oluşan ve ölüm tehlikesi içeren bir hastalıktır. Salgın halinde yayılan bu hastalık, vücudun su kaybetmesine neden olarak ölümlere neden olabilmektedir. Kolera hastalığı ilk olarak ishal, kusma gibi belirtiler verirken daha sonra dışkı su kaybı nedeniyle pirinç suyunu andıran bir şekilde görülür. İshal o kadar yoğundur ki sürekli su şeklinde oluşur. Bu durumda hastalarda karın ağrısı ya da ateş oluşmazken kişi aşırı mide bulantısı nedeniyle su ya da sıvı tüketiminde bulunamazlar. Su kaybının oluşturduğu aşırı halsizlik diğer belirtilerdendir. Halsizlik o kadar ileri safhadadır ki kişi hareket edecek gücü kendi bulamaz. Kolera hastalığı taşıyan kişilerde ağız ve dil kurur, gözler çukurlaşmaya başlar. Tansiyon hızlı bir şekilde düşer ve sonunda şoklar yaşanır. Bu belirtiler hastalığın ilk ve ikinci gününde görülmeye başlanır.

Kolera Belirtileri

  • Karın ağrısı,
  • Karında şişkinlik,
  • Kusma,
  • Sulu ve renksiz dışkılama,
  • Sıvı kaybı,
  • Aşırı su kaybına bağlı olarak vücutta eksilen kalsiyum ve potasyum nedeniyle adelelerde kasılma ve kramplar,
  • Aşırı yorgunluk,
  • Aşırı terleme,
  • İdrar yapamama

Kolera hastalığı ilk evresine soğuk evre denir. Bu evre ilk beş günü kapsarken belirtiler hızlı bir şekilde görülmeye başlanır. Çocuklarda ciddi hasarlara neden olan bu hastalık karnın içeri çökmesine ve nabzın hızlı bir şekilde düşmesine neden olur. Vücut ısısı koltuk altından ölçüldüğünde normalken makattan yapılan ölçümde yüksek ateş görülür. Kolera hastalığında en sık görülen ölüm nedenleri kandaki asilik düzeyin düşmesi ve böbrek yetmezliğidir. Kolera nedenleri arasında sağlık ve yaşam koşullarının düşük olduğu ortamlardaki yaşam şeklidir. Salgın ve bulaşıcı olan bu hastalık hasta kişilerin dışkılarıyla temas etmiş sulardan yayılmamaktadır. Kolera bakterisi güneş ışığında kısa sürede ölürken insan dışkısında diğer mikropların varlığına bağlı olarak uzun süre yaşayabilmektedir. Ağız yoluyla alınan kolera virüsü mideye geçer ve oradan da bağırsaklara yerleşir. Bağırsaklar mikrobun üremesi için uygun bir ortamdır. Bağırsaklarda hızlı bir şekilde yayılan kolera virüsü oluşturduğu zehirli maddeler nedeniyle vücutta sıvı kaybına neden olur. Sıvı ve tuz neden olurken sıvı kaybı bir günde 30 litre kadar olabilmektedir.

Kolera tedavisi için ilk aşama vücudun kaybettiği sıvının ve tuzun geri kazandırılmasıdır. Daha sonra vücutta kalp ve böbreklerde oluşan hasarın onarılması sağlanmalıdır. Kolera bitkisel tedavi için kavrulmuş fındık, semiz otu, muz ve bal tüketmek faydalıdır. Şifalı bitkiler içinde semiz otu ve muz hastalık evrelerinde vücutta kaybedilen potasyum ve kalsiyumun yerine konmasını sağlamaktadır.

Sistit Hastalığı

sistit

İdrar yollarının iltihaplanması manasına gelen sistit pek çok kadının karşılaştığı ciddi bir hastalıktır. Sistit başlangıçta çok rahatsız eden ciddi bir hastalık değildir. Ancak tedavi edilmediği sürece idrar torbasına kalıcı hasarlar verir ve iltihap böbreklere kadar yayılabilir. Bu sebeple sistit belirtileri olan her kadının doktora başvurması ve zaman kaybetmeden tedavi olması gerekir.

Sistit Belirtileri

  • İdrar sırasında yanma ve acı hissinin oluşması,
  • Devamlı idrar yapma isteği,
  • Mesanede ağrı hissedilmesi ve ağrının kasıklara yayılması,
  • Bulantı ve ardından kusma,
  • Cinsel birleşme sırasında ağrı oluşması,
  • İdrarın bulanık bir renk alması,
  • Terleme ve ateş

Bu belirtiler genel olarak sistitin temel belirtileri sayılır ancak bazı kadınlarda bunlara ek olarak başka belirtilerde görülebilmektedir. Sistit neden olur sorusunun cevabı kesindir. Bir bakterinin idrar yollarına girmesi ile sistit meydana gelebilmektedir. Buna ek olarak hijyen eksikliği eklenince sistitin oluşması kaçınılmaz olur. Ama sistite neden olan tek şey hijyen eksikliği demek yanlış olur. Çünkü idrarı tutma da sistit oluşmasında çok etkilidir. İdrar hissi oluştuğunda hemen mesaneyi boşaltmak gerekir. Bu yapılmadığında idrar içindeki bakterilerde yayılarak enfeksiyon oluşturur dolayısı ile sistit oluşur.

Az su içenlerin sistite daha fazla yakalandığı bir gerçektir. Kadınlarda sistite yakalanma oranı erkeklerinkinden fazladır. Çünkü kadınların idrar yolu erkeklerinkine göre oldukça kısadır. Bu sebeple bakteriler mesaneye daha çabuk ulaşabilmektedirler.

Sistit tedavisi her zaman doktor kontrolünde yapılmalıdır. Doktor kontrolünde yapıldığı zaman hastalığın tekrarlaması ve ilerlemesi durur. Doktorlar genellikle hastaya antibiyotik vererek bakterilerin azalmasını ve mesanenin eski haline dönmesini sağlar. Tedaviye her zaman sonuna kadar devam etmek gerekir. Belirtilerin kaybolması iltihabın yok olduğu anlamına gelemez. Tedavi yarım bırakıldığı takdirde hastalık tekrar edecek ve kronik hale gelecektir.

Sistitin iyileştirilmesinde bitkisel ürünler de etkili olmaktadır. İdrar yolları için kullanılan şifalı otlar sistit gibi iltihabi hastalıkların iyileştirilmesinde katkı sağlar. Sistit bitkisel tedavi ile iyileştirileceği zaman yaban mersini gibi doğal, enfeksiyonu azaltıcı çaylar kullanılabilir. Ayrıca bitkisel çayları sık tüketmek sıvı alımını da arttıracağı için sistiti meydana getiren bakterilerinde üreme alanları kısıtlanmış olur.

Bademcik Şişmesi

Bademcik İltihabi

Bademcik şişmesi, bir diğer adı ile anjin, ağız içerisindeki dilin hemen arkasında bulunan lenf bezlerinin iltihaplanması sonucunda meydana gelmektedir. Aynı zamanda bademcik iltihabı, vücudun kendisini dışarıdan gelen enfeksiyonlara karşı koruduğunun bir göstergesidir. Bademcik şişmesi 3-15 yaş arasındaki çocuklarda oldukça sık rastlanan bir hastalıktır. Hastalık özellikle kış aylarında kendini gösterir ve neticesinde hastanın yemek yemekte, yutkunmakta zorluklar yaşamasına neden olur. 15 yaşından sonra ise hastalık, daha seyrek bir şekilde görülmeye başlanır. Bunun nedenlerinden biri şudur; 15 yaşın altındaki çocuklarda bağışıklık sistemi bademcik şişmesi ile, vücuda giren zararlı maddeleri ve enfeksiyonları en kısa yoldan uzaklaştırmaya çalışmaktadır. Çünkü bademcikler, bağışıklık sisteminin ön kapısı hükmündedirler. Aynı zamanda kanı temizlemek, bağırsakları, kalbi, eklemleri, akciğer ve karaciğeri korumak ile de görevlidirler. Bademciklerin şişmesi ile birlikte, hastada yüksek ateş görülebilir. Eğer bademcik şişmesi son bir yıl içerisinde 6-7 defa tekrarlanıyorsa, bademcik ve geniz eti büyümesinden dolayı üst solunum yollarında bir tıkanıklık söz konusu ise, bademciğin etrafında bir apse veya tümör varsa uzmanlar, bademcik ameliyatı yapılmasını ve bademciklerin alınmasını tavsiye edebilirler.

Ayrıca doğada bulunan, her türlü hastalığın şifa kaynağı olabilecek bitkiler kullanılarak, bademciklerdeki iltihaplanmalara karşı bitkisel tedavi yöntemleri de uygulanabilir.

Bademcik şişmesine ne iyi gelir diye sorulacak olursa akla ilk gelen şifa kaynaklarından birisi, doğal ve oldukça güçlü bir antibiyotik olma özelliği taşıyan sarımsaktır. Çünkü sarımsak bağışıklık sisteminin güçlenmesinde, bademcikler ve boğaz iltihaplanmalarının iyileşmesinde oldukça etkili olan doğal bir ilaçtır.

Ayrıca böğürtlen kökleri de eski zamanlardan bu yana, bademcik iltihaplanmalarına karşı kullanılan ilaçlardan birisidir. Rahatlatıcı ve sıkıştırıcı bir etkiye sahip olan adaçayı gargarası da boğaz iltihaplarında ve bademcik şişmesinde kullanılan yöntemler arasındadır.

Ayrıca adaçayı ve ebegümeci bitkisinin uygun oranda karıştırılması sonucunda ortaya çıkan karışım ile gargara yapmak, kronikleşmiş boğaz enfeksiyonlarında oldukça etkili sonuçlara neden olabilir.

Bir diğer bademcik şişmesi bitkisel tedavi yöntemi ise, yapılması biraz zor olmakla birlikte etkili bir yöntemdir. Ağız içerisinden bademciklerin üzerine bir miktar tuz sürülerek, iltihabın boşaltılması sağlanır.

Bademcik İltihabı

Bademcik İltihaplanmasi

Özellikle çocuklarda sık rastlanan bademcik iltihabı çoğunlukla kış hastalığı olarak bilinir. Dilin hemen arkasında bulunan bademcikler insanın bağışıklık sisteminin bir parçasıdırlar. Vücuda bir virüs bulaşması sonucunda şişerek uyarı verirler. Ancak bazı durumlarda bademcikler aşırı derecede şişer ve yemek yemeyi zorlaştırabilirler. Buna ek olarak üzerlerinde beyaz lekeler görülürse bademcikler iltihaplanmıştır demektir. Bazen bademcik iltihabı hem bütün ağız içine hem de dile yayılır ve kişinin acı çekmesine, rahat konuşamamasına ve yemek yiyememesine sebep olur. Genellikle iltihap ateşle birlikte meydana gelir. Ateş bir kaç gün içinde geçse bile bademcikler bir hafta kadar şiş ve iltihaplı kalabilirler.

Bademcik iltihaplanması çocuklarda sık takip edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Sürekli olarak bu rahatsızlık ile karşılaşan çocukların bademciklerinin alınması gerekebilir. Bazı durumlarda bademcikler iltihaplanmaz sadece şişerler. Bademcik şişmesi çoğu zaman tedavi gerektirmez. Kendi kendine iyileşebilmektedir. Ancak yatak istirahatının yapılması ve hastanın bol vitamin alması gerekmektedir. Özelikle çocukların meyve sebze yemeleri önemsenmeli onlara sağlıklı beslenme aşılanmalıdır.

Bademcik iltihabı belirtileri genellikle herkeste aynıdır. Yutkunmada zorluk çekme ve ağrı hissetme, en çok görülen belirtidir. Normal zamanlarda boğazda ağrı olur bu ağrı şiddetli durumlarda kulak ağrısına bile dönüşebilir. Kusma ve halsizlik de boğaz iltihaplanmasında görülen belirtilerdendir. Bazı kişilerde baş ağrısı da meydana gelebilir. Ayrıca boğaz içine bakıldığında dilin arka kısmında bulunan bademciklerin şiş bazen de beyaz lekeli yani iltihaplı olduğu görülebilir.

Bademcik iltihabı tedavisinde doktorlar çoğu zaman ilaç kullanılmasını tavsiye etmezler. Çünkü ilaçlar hastalığın çabuk iyileşmesine katkı sağlamaz yalnızca görülen ağrıların dindirilmesine etki ederler. Bademcik iltihabı tedavisi evde de yapılabilir. Öncellikle hastanın istirahat etmesi ve bol sıvı alması gereklidir. Alınan sıvıların veya yiyeceklerin normal ısıda olması gerekir. Ayrıca bol vitaminli sebze ve meyveler tüketilmelidir.

Boğaz rahatsızlıklarında bitkisel tedavi de iyileşmede büyük katkı sağlamaktadır. Limonlu ıhlamur, adaçayı, kekik çayı ve kuşburnu gibi şifalı bitkilerden hazırlanan çaylarda iltihabın iyileşmesine katkı sağlar ve ağrıları dindirir. Özellikle iltihapların yok edilmesi için bu çaylardan hazırlanan çaylarla gargara yapılması önerilmektedir.

İshale Ne İyi Gelir?

ishal

Vücudun yetersiz su emilimi nedeniyle ya da aşırı sıvı tüketimi sebebiyle ortaya çıkan ishal, özellikle yeterli beslenemeyen insanlarda ve çocuklarda önemli sorunlara yol açar. 5 yaşının altındaki çocuklarda ciddi ölüm nedenleri başında gelen ishal, az gelişmiş ülkelerde de sıklıkla rastlanan bir sorundur. Sürekli tuvalet ihtiyacı hissettiren ve sulu dışkıya yol açan ishal; bakteri tabanlı olabildiği gibi, yanlış beslenme ya da su kaynaklarının kirliliği gibi nedenlerle de ortaya çıkabilir.

İshal Nedenleri

  • İshalin en sık nedenleri arasında bakteri ve virüs tabanlı enfeksiyonlar yer alır. Bakteri ve virüs yoluyla ishalin oluşabilmesi, bu rahatsızlığın bulaşıcı hale gelmesine ve salgınlara yol açabilmesine neden olur.
  • Kalın bağırsağın, sıvı emilimini yeterli miktarda gerçekleştirememesi de ishalin sebepleri arasında yer alır. Kalın bağırsakta oluşan iltihap ya da işlevsel bir sorun, sulu dışkıya neden olacağı gibi, sindirim sisteminin bir parçası olan bu organdaki bozukluk, hayati tehlikeye neden olabilmektedir.
  • İshal, kolera ve dizanteri gibi bulaşıcı hastalıkların da bir sonucu olabilir. Beslenmeye bağlı olarak görülen sıvı dışkı, uzun süre tedavi edilemediğinde, ciddi rahatsızlıklara yol açmaktadır. Bu nedenle bir hafta içerisinde tedavisi gerçekleşmeyen sıvı dışkı semptomu için doktora başvurmak gereklidir.

İshale Ne İyi Gelir

İshale iyi gelen yiyeceklerin başında; havuç, elma, patates gibi bitkiler yer alır. Bununla birlikte, süt ya da yoğurt tüketimi ishali tetikleyebileceği gibi, lif oranı yüksek olan gıdaların tüketilmesi gereklidir. Ancak ishalin uzun süreli görüldüğü durumlarda, bakteriyel ya da viral bir sorun olabileceğinden, doktora başvurmak gereklidir. Bilhassa küçük yaştaki çocuklarda uzun süreli sıvı dışkı, önemli bir sorun olduğu üzere, ölüme dahi yol açabilir.

İshal Nasıl Geçer

Düzenli ve sağlıklı beslenme programı ile sıvı dışkı semptomu normalleşeceği gibi; enfeksiyon halinde görülen bozukluklarda tıbbi yardım almak gereklidir. İshale iyi gelen bitkiler arasında zencefil, elma, keçiboynuzu ve sarımsak oldukça etkilidir. Şifalı bitkiler ishal tedavisi için sık kullanıldığı gibi özellikle tehlikeli olmayan durumlarda, kısa süreli çözüm sağlar. Bitkisel tedavi ile birkaç gün içerisinde geçen ishal, sindirim sistemine bağlı olan kalın bağırsakta meydana gelen bir sorun olduğundan, doğru beslenme ve bitkisel çözüm yöntemleri ile yok edilebilecek bir rahatsızlıktır.

Grip Tedavisi

grip

Grip,  virüs kaynaklı bir hastalık olmakla birlikte, vücut direncinin düşük olduğu zamanlarda tehlikeli bir hastalık halini alır. Genellikle soğuk algınlığı ile karıştırılan ve bu nedenle önemsenmeyen virüs; çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere, kronik rahatsızlığı bulunan bireyler ve şeker hastalarında ölümle sonuçlanabilecek etkiler yaratabilir. Gribe yakalanan 50 bin kişiden birinin hayatını kaybettiği bilinmekle birlikte, kalp ya da akciğer hastalarında bu oran çok daha fazladır. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için takviye besinler ya da ilaç kullanımı ile yok edilebilen bir hastalık olan grip, ateşin yükselmesine de yol açtığından, diğer hastalıkların tetiklenmesine yol açabilmektedir.

Gribe ne iyi gelir
Grip, virüs tabanlı bir hastalık olduğundan, doğrudan ilaç kullanımı ile yok edilemez. Zira grip virüsleri sürekli olarak mutasyona uğramakla birlikte, antibiyotik tedavisi ile de yok edilemez. Buna karşılık gribal enfeksiyon için sıklıkla antibiyotik tedavisi yöntemine başvurulmaktadır. Belirli bir süre istirahat ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirici ilaç kullanımı ile yok edilebilen grip virüsü, ateşin yükselmesine de yol açtığından, ateş düşürücü ilaçlar da kullanılabilir. Ortalama olarak bir hafta içerisinde atlatılabilen bu hastalık için vücudun dinlenmesi büyük önem taşır.

Grip nasıl geçer
Kolayca bulaşabilen grip virüsü, solunum yoluyla bulaşmaktadır. Bilhassa kış aylarında, kapalı alanların havalandırılması yeterli düzeyde sağlanamadığından, gribin yayılımı daha hızlı gerçekleşir. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilere çok daha kolay bulaşan gripten korunmak için, vücudun dirençli olması önemlidir. Düzenli ve dengeli beslenme programlarının yanı sıra, spor yapmak da vücut direnci açısından son derece önemlidir. Ancak sürekli olarak mutasyona uğrayan ve ilaçlar ile tam olarak korunma sağlanamayan grip virüsüne karşı bitkisel tedavi yöntemi başarılı sonuç vermektedir. Grip için kullanılan ilaçların, hastalığın daha hafif atlatılmasını sağlamasının yanı sıra, özellikle karaciğere zarar verdiği bilindiğinden, grip için şifalı bitkiler ile tedavi çok daha yararlıdır. Ekinezya, meyan kökü ve kekik gripten korunmak için en etkili şifalı bitkiler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, yüksek miktarda antioksidan içeren sarımsak da, bu hastalığa karşı, vücudun direnç kazanmasını sağlar.

İdrar Yolu Enfeksiyonu

İdrar Yolları İltihabı

İdrar yolu enfeksiyonu, idrar yollarından herhangi bir kısmını önemli ölçüde etkileyen böbrek ve idrar yolu hastalığıdır.

İdrar yolu enfeksiyonu, milyonlarca insanı önemli ölçüde etkileyen bir sorundur. Bu enfeksiyon, üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra, vücutta meydana gelen enfeksiyonların en sık görülenidir ki kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu özellikle daha çok görülmektedir. Bu enfeksiyon, üst ve alt idrar yolları şeklinde ayrılabilir. Birçok bireyde bu enfeksiyon kolay oluşmaktadır. İdrar yolunda ki idrar akışını önemli ölçüde engelleyen herhangi bir sorun, bu enfeksiyonun oluşmasına zemin hazırlar. Böbrek taşlarının oluşması bu sorunlar içerisine girer. İdrar akışını azaltan genişlemiş prostat bezi,  enfeksiyon sorununu arttırmaktadır. Sondalar ve kateterler gibi tıbbi cihazların dış idrar kısımlara yerleştirilmesiyle enfeksiyon oluşumu hız kazanacaktır. Kadınlarda bu enfeksiyonun daha çok görülmesi, kadınların dış idrar yolunun kısa olması faktörüne bağlanmaktadır. Bu da kadınların enfeksiyona yakalanma riskinin daha çok arttığının göstergesidir. Anüsün ve vajinanın idrar yolu çıkışına yakın olması, kadınlar için bir diğer faktördür. Bu enfeksiyona karşı tanı koymak için, tam idrar testi ve idrar kültürü uygulamaları yapılır. Şayet bu enfeksiyon iyileşmediği zaman yada yinelenmesi halinde intravenöz, piyelogram, ultrason, sistoskopi gibi gelişmiş uygulamaların yapılmasına başvurulabilir. Bu enfeksiyonun tedavi edilmesi antibiyotik aracılığıyla sağlanır. Doktorların kontrolünde ve önerilen antibiyotik tedavisi aracılığıyla kısa bir süre içerisinde, bu enfeksiyona karşı tedavi sağlanarak, iyileşme görülür. İdrar yolu enfeksiyonu bitkisel tedavi için şifalı bitkiler içerisinde yer alan karnabahar yemek faydalıdır. İdrar yolu enfeksiyonuna yakalanan ağır bir hasta için ise uzun süreçli bir tedavi gerekebilir ve muhtemelen de hastaneye de yatabilir.

İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri

  • Acil idrar yapma isteğinin baş göstermesi
  • Bulanık idrarın oluşması
  • İdrar yaparken acı duyma
  • Çok veya da az idrar yapma
  • İdrarda kan oluşması
  • İdrarın kötü kokulu olması
  • Kadınlarda kalça ağrısının olması
  • Erkeklerde rektal ağrısının olması

İdrar yolu enfeksiyonu nedenleri

  • Prostat bezinin büyümesi
  • Böbrek taşının oluşması
  • Şeker hastalığı
  • Bağışıklığın azalmasına neden olacak ilaçları kullanma