Argan (Argania spinosa)

argan yağı

Şifalı bitkiler arasında yer alan argan, fundagiller familyasında oluyor. Latince ismi Argania spinosa olan bitki kapalı tohumlular bölümünde ve iki çenekliler sınıfında yer alıyor.

Fas’ın güneybatısında bulunan, kireçli topraklara sahip yarı çöl olan Sous Vadisi anavatanı olan bitkinin meyvelerinin çekirdeklerinden elde edilen kozmetik ile mutfakta kullanılan değerli yağı için yetiştiriliyor.

Dünyada sadece Sous Vadisi’nde yetişen argan ağacı, yılda 40-50 gün yağan yağmur suyuyla yani çok az bir suyla besleniyor. Zeytin büyüklüğünde meyveler veren küçük bir ağaç olan argan ağacı, su ihtiyacını karşılamak için ağacın kökleri gövdesinin 5 katı kadar büyüyor.

Mayıs ayında olgunlaşan meyveler Haziran ile Temmuz aylarında ağaçtan düşmeye başlıyor. Toprağa düşen meyveler kurumaya bırakılarak Ağustos’ta toplanıyor. Keçiler tarafından bu ağaç büyük büyük bir zevk ile yeniliyor ve argan ağacını yiyen keçilerin gübresi de verimli oluyor.

Argan yağı meyvelerin sert çekirdeklerinin içinde bulunan, bademe benzeyen kısımdan üretiliyor. Argan yağı yemeklik olarak kullanılacaksa iç kesim kavruluyor. Kozmetikte kullanılacaksa kavurma yapılmıyor.

Yaklaşık olarak 100 kg olgunlaşmış meyve kuruduğunda 60 kilograma düşüyor. Bu meyvelerden ise 30 kg çekirdek çıkıyor. Çekirdeğin ise 3 kilogramı badem. Başka bir deyişle 1.8 litre argan yağı demek oluyor. Yani 100 kg olgunlaşmış meyveden 1.8 litre argan yağı elde ediliyor. UNESCO tarafından korumaya alınan argan ağacı Fas’ın sıvı altını olarak adlandırılıyor.

Argan yağının üretimi ise kadın kooperatifleri tarafından toplanarak kurutulduktan sonra kurumuş meyvelerin çekirdeklerinin aynı kooperatifte çalışan kadın işçiler tarafından kırılıp bademlerinin ortaya çıkarılması sonucu yapılıyor. Ortaya çıkan bademler konusunda uzman ekiplerce satın alınıyor. Hijyenik ve modern tesislerde soğuk ezme yöntemiyle de standart kokusuz argan yağı elde ediliyor.

Argan yağında E vitamini bol miktarda bulunuyor. Diğer bileşimleri arasında omega 6 ve antioksidanlar yer alıyor. Emilimi oldukça yüksek olduğu için yağ krem gibi kullanılıyor. Cildi besliyor ve yaşlanmayı geciktiriyor.

Argan Yağı Faydaları

  • Kırışıklıkları azaltıyor ve cildin sıklaşmasını sağlıyor,
  • Sivilce tedavisine büyük etkisi bulunuyor,
  • Cildin yumuşamasına yardım ediyor,
  • Hem kuru hem yağlı ciltler için kullanılıyor,
  • Hamilelik çatlaklarını önlemekte yararları bulunuyor,
  • Cildin tahrişini azaltıyor, iltihap kaptığında fayda sağlıyor,
  • Bitkisel tedavi için de kullanılan argan yağı güneşin zararlı ışınlarıyla stres ve çevre kirliliğine karşı hücrelerin yenilenmesini ve cildin canlanmasını sağlıyor,
  • Tırnağın kırılgan yapısını güçlendiriyor,
  • Saçları besliyor, saç kırıklarının oluşumunu gideriyor, yıpranan ve donuklaşan saçlarda parlaklık sağlıyor

Saça, tırnağa, yüze, vücuda ve cildin diğer kesimlerine büyük fayda sağlayan argan yağı nasıl kullanılır? sorusuna argan yağının kullanımında önemli olan püf noktalarını anlatarak cevap vermek gerekirse ;

Argan yağının yüzde daha fazla etki göstermesi için öncelikli olarak yüzün temizlenmesi gerekiyor. Temizlenen yüze birkaç damla argan yağı uygulamak etkisini göstermek için yeterli oluyor. Gün içinde ya da yatmadan önce yüze uygulayacak olanlar yağın birkaç damlasını parmaklarına döktükten sonra parmaklarını birbirlerine sürterek yağın biraz ısınmasını sağlasınlar. Daha sonra da yüz bölgesine hafifçe masaj yaparak uygulasınlar. Bu uygulama yüzü kısa sürede canlandırıyor.

Masaj için en ideal ürünler arasında yer alan argan yağı, duştan sonra temiz vücuda avuç içinde ısıtılarak uygulandığında en etkili sonucu veriyor. Vücut tarafından kolayca emildiği için mesaj sonrası tekrar duş almaya gerek olmuyor.

Yağın saç için kullanımı ise kafa derisinin ıslanacağı kadar uygulama yapılarak oluyor. Daha sonra kafa derisine yavaş hareketlerle masaj yapılıyor. Saç ılık bir havlu ile örtüldükten sonra yaklaşık 30 dakika bu şekilde bekleniyor. Daha sonra da saç yıkanıyor.

Argan yağı tırnaklar için de kullanılıyor. Limon sıkılarak çıkan suya eşit miktarda argan yağı konuluyor. Elde edilen karışımın içinde 15 dakika parmak uçları bekletiliyor. Tırnakların sağlıklı kalması için haftada bir kez bu uygulamanın yapılması gerekiyor.

Akdiken (Rhamnus cathartica)

akdiken

Genellikle ABD’nin Alaska’ya uzanan doğal kesimlerinde yetiştirilmekte olan akdiken, küçük ağaçlardan ya da büyük bir çalıdan oluşmaktadır. 20 ile 25 santim arasında değişen boyu ve kalın gövdesi ile renkli yapraklarda oluşan bu bitkinin meyvesinde siyah, bordo ve mor gibi renkler bulunmaktadır.

3 tohum veren akdikenin bağırsaklar üzerindeki etkileri doktorlar tarafından da kanıtlanmıştır. Kalp ve yumurta biçimde gözlemlenen yaprakları ile yazın açan çiçekleri sayesinde mayhoş bir tada sahip olan akdikenin çiçekleri yaprakların dip bölgelerinden çıkarılmakta ve demet halinde ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılmaktadır. Ülkemizde Kuzey Anadolu Bölgesi’nde yetiştirilmekte olan akdiken, bahçelerin ve parkların süslemelerinde tercih edilen, dağlık yerleri seven, faydalarıyla meşhur, doğal bir bitkidir.

Akdikenin faydaları

  • Akdiken içeriğinde bulunan laksatif nedeniyle bağırsak üzerinde etkili bir yumuşatıcı özelliği taşımakta, uzun süreli kabızlık problemlerini ortadan kaldırmaktadır. Kolonoskopi işlemi öncesinde bağırsakları temizleme amacıyla da kullanılan akdikenin metabolizmayı hızlandırdığı bilinmektedir. Basur rahatsızlığını ortadan kaldıran bu bitkisel tedavi yönteminin kullanım süresinden önce 1 yıl kadar bekletilmesi gerekmektedir.
  • Bal ile karıştırılması halinde özellikle kışın meydana gelen boğaz rahatsızlıklarını ortadan kaldıran akdiken, gargara yapılarak kullanılabilmektedir.
  • Sarılık hastalığı üzerinde etkin bir tedavi unsuru oluşturan akdikenin genellikle ileri yaşlarda görülen kalp rahatsızlıkları üzerinde de faydaları bulunmaktadır.
  • Akdiken tohumu doğal yöntemler ile kilo verme süresini artırarak vücudu fit bir görünüme ulaştırma, zayıflamak için gerekli metabolizma faaliyetlerinin oluşmasını sağlamaktadır.
  • İçeriğindeki C vitamini nedeniyle kış hastalıklarının oluşum süresini kısaltan akdiken şifalı bitkiler içerisinde yer alması nedeniyle grip ve nezle için iyi bir antibiyotik etkisi yaratmaktadır.
  • Akdiken bitkisinin yapraklarında bulunan tedavi edici özellik, kanamanın oluştuğu bölgelere konularak oluşan hasarı en aza indirmektedir.
  • Akdikenin suyunun sıkılması halindeki kullanımı cilt üzerinde oluşan kabarıklıklar ve siğil gibi olumsuz faktörleri ortadan kaldırmakta, cilt sağlığını yenileyerek pürüzsüzleştirmektedir.
  • Akdiken çayı boğaz içerisinde meydana gelen iltihapları sökerek ağrı oluşumunu engellemekle bilinmektedir.

Akdikenin güçlü bileşenleri, belirli bir dozun aşımı sonrasında karın ağrısı oluşturabilmektedir. Bu nedenle bitkinin tüketiminde doktorunuza danışmanız tavsiye edilmektedir.

Çakal Eriği (Prunus Spinosa)

çakal eriği

Çakal eriği, gülgiller ailesinden bir ağaçtır. Karayemiş, kiraz, şeftali gibi bitkiler ile de yakın akrabalığı bulunmaktadır. Çakal eriği ilkbaharda genellikle beyaz, kimi zaman da pembe çiçekler açar. Yaprakları ise küçük boyutlu fakat bol sayıdadır. Meyveler koyu mor renkte ve bir dalda çok sayıda olacak şekilde yetişirler. Meyvelerin etli kısmı genellikle çekirdeğin toplam kütlesine eşit veya ondan küçük olarak görülebilmektedir. Zira çakal eriğinin çekirdeği meyvesine ve diğer erik türlerine göre oldukça büyüktür.

Çakal eriği yaprakları ve meyveleri ile tamamen tüketilmekte olan bir bitkidir. Meyveleri direk tüketime müsait, tıpkı normal erikler gibi ve lezzetlidir. Yapraklar ise çayının yapılması amacıyla kurutulabilmektedir. Çakal eriği faydaları da bu tüketim yöntemleri ile insanlara yarar sağlamaktadır.  Özellikle meyveleri direk tüketim dışında marmelat, reçel gibi tatlıların yapımında da sıklıkla kullanılır. Çakal eriğinin söz konusu faydalarından bazıları ise aşağıda sayılanlardır;

  • AFT oluşumlarına ve boğaz iltihaplarına karşı etkili bir tedavi aracıdır,
  • Solunum rahatsızlığı olanlar için bilinen rahatlatıcı etkileri bulunmaktadır,
  • Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda tedavi sürecini hızlandırmaktadır,
  • İshal problemi olanlar açısından kabızlık yapıcı etkileri vardır,
  • Antioksidan özelliği sayesinde vücudun toksinlerden arınmasını sağlamaktadır,
  • Başta romatizma kaynaklılar olmak üzere çeşitli ağrıları dindirmeye yardımcı olur,
  • Zayıflamak isteyenler için oldukça kullanışlı bir diyet enstrümanıdır,
  • Vücuttan idrar atılımını kolaylaştırıcı etkileri mevcuttur,
  • Adele kramplarının giderilmesine yardımcı olabilmektedir.

Çakal eriğinin bu etkilerinden faydalanabilmek adına daha önce belirttiğimiz gibi yapraklarından, çiçeklerinden elde edilen çay veya meyveleri tüketilebilmektedir. Yaprak veya meyvesinin tüketilmesi, faydaları bakımından bir farklılık oluşturmamaktadır. Ancak tabi ki tüketim tercihine göre çiçeğin veya meyvenin toplanabileceği zaman da değişmektedir. Özellikle yaprak veya çiçeğinin toplanması için nisan ya da mayıs ayları önerilmektedir. Meyveleri ise yaz boyunca hasat edilebilmektedir.

Tüm bu özellikleri ile Anadolu’da kendisine şifalı meyveler arasında yer edinebilmiş olan çakal eriği, bu sayede bitkisel tedavi yöntemleri için de oldukça kullanışlı bir kaynak haline gelebilmiştir.

Çuha Çiçeği (Primula)

çuha çiçeği

Çuha çiçeği, çuha çiçeğigiller familyasından süs bitkisi olarak yetiştirilen bir türdür. Halk arasında bahar çiçeği ve ayı kulağı olarak da bilinir. Hem dış mekânlarda, hem de iç mekânlarda saksılar içerisinde yetiştirilebilen bir bitkidir. Ekim zamanı ve sıcaklığa göre Kasım ayından Mayıs ayına kadar çiçeklenmelerini sürdürürler. Serin ve gölge yerlerde, torf açısından zengin hafif topraklarda yetişirler. Birçok farklı türü bulunan çuha çiçeği, şifalı bitkiler arasında önemli bir yer tutar. İçeriğinde saponin başta olmak üzere, flavon, glikozit, şeker ve uçucu yağ bulunmaktadır.

Kökleri ve çiçekleri uygun şartlarda kurutularak çuha çiçeği çayı olarak kullanılır. Taze yaprakları haşlanarak ya da salatalara ilave edilerek tüketilebilir. Son yıllarda tohumundan elde edilen ve asit ihtiva eden çuha çiçeği yağı kullanımı yaygındır. Tamamen katkısız doğal olarak üretilen bu yağ,  asit, omega 6, magnezyum ve potasyum içerir.

Çuha çiçeği faydaları şöyle sıralanabilir;

  • Şeker hastalarının muzdarip olduğu, ayak ağrıları, yanma, karıncalanma, kramp ve uyuşukluk gibi sinir hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
  • Egzama tarzı kaşıntılı cilt sorunlarında kullanılır.
  • Kronik yorgunluğu giderici özelliği bulunmaktadır.
  • Alzheimer hastalığındaki bellek kaybı sorunlarını hafifletir.
  • Saç ve tırnak sağlığına olumlu etkileri vardır.
  • Ağrılı adet sancılarının giderilmesi ve meme hastalıkları yönünden etkilidir.
  • Menopoz semptomlarını azaltıcı etkileri vardır.
  • Beyin ve omurilikle ilgili sinir hastalıklarında, özellikle multipl skleroz ( MS ) hastalığında oldukça faydalıdır.
  • Göğsü yumuşatır, balgam söktürür ve öksürüğün kesilmesine yardımcı olur. Migren ve baş ağrılarında etkilidir. İştah açıcı özelliği bulunmaktadır.
  • Çocuklardaki hiper aktifliği azaltmakta yardımcıdır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardım eder.
  • Köklerinin haşlanarak tüketilmesi taş düşürmeye yardımcı olduğu gibi, idrar yolları için de tedavi edicidir.

Çuha çiçeği kullanılarak hastalıkların tedavi sinin desteklenmesi için bitkisel ürünler üretilmektedir. Uzmanların bilgisi dâhilinde üretilen ürünler, kullanım kolaylığı sağlamakta, aynı zamanda alınacak dozların belirlenmesi de kolay olacaktır. Çuha çiçeği hayatımıza giren mucize bitkilerden biridir, doğru şekilde kullanırsak oldukça faydasını görürüz.

 

Cüce Palmiye (Saw Palmetto)

cüce palmiye

Cüce palmiye palmiyegiller – arecaceae familyasından Amerika kökenli bir bitkidir. Ülkemizde yetişmemektedir. Tropik iklimlerin, konik gövdeli çok hoş görüntülü bir bitkisidir. Daha çok kumlu topraklarda yetişmektedir. Amerika’da Kızılderililer tarafından oldukça yaygın olarak kullanılmaya başlanmış, ilerleyen dönemlerde Avrupalı doktorların dikkatini çekmiş olan bitki önemli bir Kızılderili bitkisidir. Kızılderililer tarafından kökü, böbrek hastalıkları, göz problemleri, dizanteri tedavisi ve tansiyon problemlerinde bitkisel tedavi olarak kullanılmış, dalları ve sapları süpürge olarak değerlendirilmiştir. Meyveleri direnç sağlamak amacıyla şarap yapımında değerlendirilmiştir. Bitkinin içeriğinde bulunan çeşitli yağ asitleri, oksijenin kanın içerisinde tüm vücudu dolaşarak, hücrelerin onarımına katkı sağlar.

Cüce Palmiye Faydaları

  • Üreme ve boşaltım sistemi üzerinde faydalı etkileri bulunmaktadır.
  • Erkeklerin ileri yaşlardaki büyük sorunu olan, kötü huylu ve iyi huylu prostat büyümesini önlemektedir. Prostat kanserine karşı koruyucudur.
  • Saç dökülmesi problemi olan kişiler de olumlu sonuçlar vermektedir. Saç dökülmesine sebep olan DHT seviyesini düşürmesi saç dökülmesinin önüne geçmektedir. Kurutulmuş meyvelerinin aksine, meyve özlerinden yapılmış kapsülleri bu konuda faydalıdır.
  • Dokuların yenilenmesi, vücut direncinin arttırılması amacıyla kullanılır.

Cüce palmiye, şifalı bitkiler arasında şifalandırma etkisi olarak oldukça faydalıdır. Ancak kullanımı için mutlaka bir uzmana danışılmasında fayda vardır. Ameliyat olacaksanız mutlaka doktora danışmalısınız. Kanın pıhtılaşma özelliğini yavaşlattığı için, ameliyattan bir süre önce kullanımının kesilmesi gerekir. Kan hastalıkları ile ilgili bir sorununuz varsa, kan inceltici ilaçlar kullanıyorsanız mutlaka danışarak kullanınız. Cüce palmiye günlük kullanım dozajlarının üzerine çıkılmaması gereken bir bitkidir. Aşırı kullanımı karaciğer hasarına sebep olabilir. Unutmamalıyız ki, her şifalı bitki gereği kadar alındığında fayda sağlayacaktır. Bitkisel tedavi amaçlı olarak cüce palmiye tabletler halinde hazırlanır. Kullanımı esnasında yeterli dozda alındığı takdirde, hastalığınıza olumlu etkileri olacaktır. Özellikle Amerika’ da kullanılan bitkisel tedavilerde ilk sıralarda yer alan cüce palmiye, ülkemizde de tanınmaya başlamıştır. Diğer faydalı bitkilerle de karışımları yapıldığından, özel hazırlanmış karışımları hastalığınızın tedavisi için önemli bir destekleyici olacaktır. Düzenli kullanıldığında 4 – 6 hafta arasında faydalarını görmeye başlarsınız.

Civan Perçemi (Achillea)

Civan percemi

Hayatımızdan eksik olmaması gereken mucize bitki olan civan perçemi eskiden beri bilinen şifalı bir bitkidir. Civan perçemi yabani olarak dağ ve çayırlarda yetişen sarı ve beyaz renkleri bulunan güzel bir çiçektir. Altın sarısı olanları daha çok görülse de beyaz renkteki civan perçemi de zaman zaman ülkemizde görülmektedir. Civan perçemi farklı türlere ayrılmaktadır. Bazı türleri bir metreye kadar yükselmekte ve etrafına güzel kokular yaymaktadırlar. Civan perçemini faydalı kılan içindeki uçucu yağdır. Hafif mavi renkte olan civan perçemi yağı bitkisel tedavi amacıyla yüzyıllardır kullanılıyor. Aynı şekilde civan perçemi çayı da pek çok hastalığın yegâne iyileştiricisi konumundadır. Güneşli ortamları seven civan perçemi içindeki yağı en çok öğlen saatlerinde yayar. Bu saatlerde otun bulunduğu bir bahçeye girilirse kokusu hemen fark edilir. Şifalı bitkiler uzmanları özellikle kadınların fırsat buldukça civan perçemi tüketmelerini öneriyor. Çünkü rahim ve idrar yolarında pek çok iyileştirici etkiye sahip bir ottur.

Civan perçemi faydaları şu şekilde sıralanabilir;

  • Sindirimi kolaylaştırır,
  • Mide kramplarını azaltır ve yok eder,
  • Adet sancılarında iyileştirici etkiye sahiptir,
  • Adet düzensizliğini yok eder,
  • Rahim kanserine yakalanma riskini ortadan kaldırır,
  • Yatıştırıcı etkiye sahiptir,
  • Yaraların iyileşmesinde etkilidir,
  • Oturma banyosunun suyuna eklenirse ağrıları dindirir,
  • İştah arttırır.

Bu kadar çok etkisi olan bu bitkinin her zaman mutfaklarımızda yer edinmesi gerekiyor. Bitkisel tedavi uzmanlarının araştırmaları doğrultusunda yaptıkları açıklamalara göre rahim ağzı kanserinde de civan perçemi otunun inanılmaz etkisi bulunmaktadır. Bu otun çayı düzenli olarak tüketildiğinde hastalığın iyileştiği belirtilmektedir. Her ne kadar bilim adamları bu konu ile ilgili detaylı araştırmalar yapmasa da yan etkisinin az olması sebebiyle civan perçemi aşırı alınmamak suretiyle rahatça tüketilebilir. Zaten fazla bilinen bir yan etkisi yok. Sadece hamile bayanların tüketmemesi önerilir. Direkt rahme etki ettiği için düşük riski oluşturabilir. Süte geçebildiğinden emziren annelerinde bu otu tüketmemesi tavsiye edilir. Bitki yüzyıllardır şifa vermek amacıyla kullanılıyor. Özellikle eski imparatorluklarda yaraların çabuk iyileşmesi için civanperçeminin ezilmesi ile hazırlanan merhemler kullanılıyordu. Diş ağrılarının giderilmesinde de civan perçemi çiğnendiği eski belgelerden günümüze gelen bir bilgidir.

Ciğer Otu (Pulmonaria Officinalis)

 

ciğer otu

Botanik bilimi sınıflandırmasına göre; hodangiller ailesinden olan ciğer otu, ortalama bir yıllık ömre sahip otsu bir bitkidir. İlkbaharda çiçeklenmekte olan ciğer otu, iklim varyasyonlarına göre değişmekle beraber yaklaşık 30 – 40 santimetrelik boylarda görülmektedir. Bitki ilk çiçeklendiği dönemde bu çiçekler kırmızı renktedir. İlerleyen safhalarda ise çiçeklerin rengi mora doğru değişim gösterir. Ülkemizde özellikle kuzeyde, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yetişme ortamı bulmakta olan bitki, bunun yanı sıra Orta Avrupa dolaylarında da yetişebilmektedir.

Dik bir gövdeye sahip olan ciğer otu çiçeklerini bu gövdenin en tepesinde yetiştirmektedir. Yapraklar da tek gövdeden ayrılarak kenarlara doğru eğilmiş vaziyette bulunurlar. Yaprakların eni genişçe açılmış, üzerleri beyaz benekli haldedir. Bu yapraklar şekil itibari ile yumurtayı andıran bir yapıya sahiptirler.

Ciğer otu ismi tamamen bitkinin işlevi ile alakalı bir kaynaktan gelmektedir. Pek çok faydalı özelliği ile şifalı bitkiler arasında yer alarak bitkisel tedavi süreçlerinde aktif rol oynayan bitki, uzun süre akciğer tedavisinde kullanıldığı için bu ismi almıştır.

Özellikle göğüs hastalıklarına karşı etkileri ile bilinen ciğer otunun faydaları bundan ibaret değildir. Söz konusu faydalardan bazılarından şu şekilde bahsedilmesi yerinde olacaktır;

  • İçeriğinde bulunan müsilaj sayesinde ciğerleri yumuşatıcı etkisi bulunur,
  • Öksürüklü olarak seyreden hastalıklarda bu öksürüğü kesmeye yardımcı olur,
  • Antiseptik özellikleri dolayısıyla haricen kullanımı yanıklara karşı iyi gelir,
  • Basur rahatsızlığının normale döndürülmesinde etkilidir,
  • Boşaltım yollarına faydaları bulunur ve idrar atımını kolaylaştırır.

Sayılan faydalarından yararlanabilmek adına ciğer otu çiçeklenme dönemindeyken toplanarak gölgede kurutulabilir. Kurutulan bu ciğer otları ilerleyen zamanlarda kullanılmak istendiğinde kaynatılarak tüketilebilir. Ciğer otunun kaynatılması ile elde edilecek çay haricen kullanımlar açısından etkilidir. Örneğin ciğer hastalıklarına karşı kullanılıyorsa bu çayın içilmesi ile istenilen faydalarına ulaşılabilecektir. Yine sindirim sistemine yönelik kullanımlarda da bu yöntem geçerlidir. Haricen kullanımında ise yine kaynatılan bu ciğer otlarından faydalanmak mümkündür. Örneğin yanık tedavisinde kullanılmak üzere bu şekilde kaynadıktan sonra elde edilen ciğer otunun kullanımı faydalı olacaktır.