Çemen Otu (Trigonella Foenum-Graecum)

çemen otu

Çemen otu, baklagiller familyasından tadı acımsı ve aromatik olan otsu bir bitkidir. Anavatanı Yakın Doğu, Kuzeybatı Avrupa, Hindistan ve Çin’dir. Sarıya yakın beyaz çiçekleri olan bitkinin meyveleri fasulyeyi andırır. Halk arasında boyotu olarak ta bilinir. Çemen otu tohumları daha çok baharat olarak kullanılmaktadır. İçeriğinde kolin, saponin, diosgenin, müsilaj, alkaloitler, sabit ve uçucu yağlar bulunur.  Çemen otu tohumları kurularak tozu ve yağı elde edilir. Ayrıca tohumları kaynatılıp, demlenerek çay olarak ta içilir. Ülkemiz de en çok Kayseri’de pastırma yapımında kullanılır. Yozgat, Tokat ve Konya civarında kahvaltılık olarak tüketilir. Ortadoğu ve Hint mutfağının vazgeçilmez baharatıdır. Yemeklerde, turşularda ve soslarda yaygın olarak kullanılır. Yağı saçların beslenmesi için faydalı maddeler içerir.

Çemen Otu Faydaları

  • Solunum yollarındaki tahrişlerin giderilmesinde oldukça etkili bir bitkidir.
  • İltihap temizleme özelliği ile ciğerlerin temizlenmesine yardımcı olur. Etkili bir balgam sökücüdür.
  • Bronşit, boğaz ve baş ağrılarını giderir.
  • Tohumları ezilerek lapa haline getirilir, bu şekilde haricen kullanılarak, yara ve çıbanların iyileşmesini sağlar.
  • Şeker hastalığı ve kansızlık üzerine etkilidir. Anti diyabetik özelliği bulunmaktadır.
  • İştah açıcı özelliği vardır.
  • Mide ve bağırsak gazlarını yok eder.
  • Kolesterol, lipit ve trigliserit oranlarını düşürmede etkilidir.
  • Adet kanamalarını düzenler, anne sütünü arttırır.
  • Sivilce ve romatizma da tedavi edicidir. Siyatik ve eklem iltihaplanmasına karşı etkilidir.
  • Halsizlik, yaşlılık belirtileri üzerinde etkilidir.
  • Çemen otu afrodizyak etkisi bulunan bir bitkidir. Bu sebeple cinsel gücün arttırılması için kullanılır.

Yapılan araştırmalar neticesinde kandaki oksijen oranın arttırdığı ve kortizon üretimini sağlayarak, ağrıları dindirdiği, iltihaplanmaları tedavi ettiği saptanmıştır. Çemen otu tüketmek görüldüğü gibi sağlığa oldukça fayda sağlar. Şifalı bitkiler içerisinde yöresel olarak sevilen bu bitkiyi hamilelerin fazla tüketmemesi tavsiye edilir. Kullanımı eski Mısır dönemlerine kadar inen bitki, bitkisel tedavi amaçlıda kullanılmaktadır. İstenilen fayda sağlandıktan sonra kullanımına ara vermek uygundur. Tüm bitkiler gibi, çemen otunu da uzmana danışmak suretiyle kullanmanız önerilir.

Kulak iltihabı

kulak iltihabı

Kulak iltihabı çocuklarda sıklıkla görülen bir hastalık olarak biliniyor ama yetişkinlerde de bu hastalığa sıklıkla rastlanıyor. Çocuklarda en sık rastlanan ikinci hastalıktır ve tedavi edilmediğinde işitme kaybına bile sebep olabilir. Özellikle bebeklerin %90’ında bu hastalık en az bir defa görülmektedir. Tedavi edildiğinde de sürekli takip etmek gereklidir. Çünkü kulak iltihabı tekrarlayabilen ve kronikleşebilen bir hastalıktır.

Kulak normalde üç kısımdan oluşur. Bu kısımlar, dış kulak, iç kulak ve orta kulak olarak ayrılır. Dış kulaklar, dışarıdan görünen kulak kepçesi ve kulak kanalıdır. Bu kanalın sonunda ses oluştuğunda titreşen kulak zarı bulunur. Hemen ardından da orta kulak adı verilen boşluk bulunur. Bu boşlukta örs, çekiç ve üzengi adı verilen kıkırdaklar da bulunur. İç kulakta da ses titreşimlerinin beyne iletilmesini sağlayan sinirler bulunur. İşte orta kulaktaki hava boşluğunda, enfeksiyon durumunda iltihaplı bir sıvı meydana gelir. Buna da kulak iltihabı adı verilir.

Kulak iltihabı belirtileri

  • Dayanılmayacak derecedeki kulak ağrısı,
  • Baş dönmesi ve baş ağrısı,
  • Yüksek ateş,
  • İştah azalması,
  • Normalden farklı renkte bir kulak akıntısı,
  • Genelde bebeklerde görülen bir huzursuzluk,
  • Kulak içi kızarıklığı

Kulak ağrısı çoğu zaman dayanılmayacak derecede olur ve yaşam kalitesini düşürür. Genellikle yatma pozisyonunda ağrı artar. Çünkü kulakta basınç artışı olur. Ancak oturma ve ayakta pozisyonunda ağrı da azalma fark edilir. Belirtiler görüldüğünde, zaman kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

Kulak tıkanması şikâyeti ile gelen hastaya, iltihabın tanısı için otoskop adı verilen basit bir aletle kulağının içine bakılır. Genelde kulak zarının şiş ve kızarık olduğu görülür ve kulak iltihabı teşhisi koyulur. Kulak iltihabı tedavisi için de antibiyotik kullanımına başlanır. Eğer hastalık kronik değilse bu ilaçlarla hastalık ilerlemeden iyileşme sağlanabilir. Eğer hastalık çok ileri değilse kendi kendine iyileşme de gösterebilir. Tedavide ameliyat en son tercih edilmesi gereken tedavi şeklidir.

Kulak iltihabı nasıl geçer?

Doktor tarafından hastalığın ilaçsız geçmesi tavsiye edilmişse bağışıklık güçlendirici, vitamini bol gıdalar tüketmek gereklidir. Genelde çocuklar ve yetişkinlerde oldukça faydalı sonuçlar alınmaktadır. Ancak hastalık altı ay içinde üç defadan fazla görülüyorsa hastalık kronikleşmiştir ve mutlaka hasta doktor gözetiminde tedavi edilmeli, iltihap iyileşse bile kontroller sık sık yapılmalıdır.

Çavdar (Secale cereale)

çavdar - secale cereale

Çavdar, Buğdaygillerden olup, soğuk iklime dayanıklı olan aynı zamanda kumlu, gevşek ve yüksek rakımı seven bir bitkidir. Çavdar iki metreye kadar büyüyebilir ve bu haliyle de arpaya benzerlik gösterir. Çavdar taneleri buğdaya nazaran ince ve uzundur. Çavdar günümüzde ekmek yapımında çok fazla kullanılır. Çavdar suyu tüketilerek de faydalarından yararlanılmaktadır. Özellikle şeker hastaları için önemli bir bitkidir. Çavdar içeriğinde; B vitamini, protein, mineral, demir, kalsiyum ve potasyum bulunmaktadır.

Çavdarın Faydaları

  • Çavdarda sağlık açısından önemli olan magnezyum, fosfor ve manganez bulunur.
  • İçeriğinde bulunan lifler sayesinde zayıflamaya yardımcı olur.
  • Yenilen gıdaların bağırsaklardan geçiş hızını arttırır.
  • Bağırsak kanseri riskini önler.
  • Kabızlığa iyi gelir.
  • Çavdar çiğneyerek lapa halinde arpacığın üstüne konulduğunda iyileştirir.
  • Gözün görme fonksiyonlarına iyi gelir.
  • Boğaz ağrısını keser.
  • Kan dolaşımı bozukluklarını giderir.
  • Damar sertliği ve tansiyon rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Kanı sulandırıcı etkisi bulunur.
  • Safra taş oluşumunu engellemektedir.
  • Çıbanı tedavi eder.
  • Tırnak mantarı tedavisinde kullanılır.
  • Menopoz döneminde oluşan kolesterol kontrolünü sağlar.
  • Safra kesesinde taşların oluşumunu engeller.
  • Şeker hastaları rahatlıkla kullanılabilir.
  • Göğüs kanseri hastalığına faydalıdır.

Çavdar taneleri buğdaydan daha koyu renkli ve kepeklidir. Çavdar unu yapımında kepek kısmı ayrılmadığından dolayı B vitamini açısından zengindir. Çavdar ekmeği içerinde fazla bulunan kepek nedeniyle fazla kabarmaz ve içi pişmemiş görünümünü alır. Çavdar ekmeğinde nem oranı fazla olduğundan daha çabuk küflenme eğilimindedir. Fakat çavdar ekmeğinde kepeğin fazla olması nedeniyle çok faydalıdır. Genelde yapılan çavdar ekmeği kepek oranı biraz azaltılmıştır. Kabızlık rahatsızlığı yaşayanlara iyi gelir. Özellikle şeker hastalarında kan şekerinin yükselmesini engeller. Ayrıca kanda bulunan kolesterol oranını azaltır.

Beslenmenin başta insan sağlığı ve gelişim açısından önemi bilinmektedir. Sağlıklı bir bünye için elliye yakın besin gereksinimi bulunur. Belirlenen bu besinlerden gerektiğinden az alındığında birçok hastalığa zemin oluşur ve yaşam kalitesi azalır. Yetersiz ve dengesiz beslenme özellikle bebek ve çocuklarda D vitamini eksikliği, zayıflık, vitamin yetersizliği, guatr, diş çürüğü gibi problemlere neden olmaktadır. Yetişkinlerde ise yetersiz beslenme sonucunda şişmanlık, şeker hastalığı, hiper tansiyon ve kalp damar hastalıkları ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı beslenme açısından çavdar ekmeği özelliği itibariyle de vücudun ihtiyacı olan mineral ve vitaminlerin sağlanmasına yardımcı olur.

MS Hastalığı

 

ms hastalığı

MS hastalığı beyinde ve merkezi sinir sisteminde meydana gelen sorunlar sonucunda ortaya çıkan hastalıktır. Bu hastalık beynin görmek, yürümek, konuşmak gibi fonksiyonları kontrolünü kaybetmesini sağlar.

Merkezi sinir sistemimiz vücudumuzun çeşitli bölgelerine uyarılar gönderir. Bu uyarılar istemli ya da istemsiz olabilmektedir. Bu hastalık uyarıların vücudun bölgelerine düzgün şekilde iletilmesi engeller. Sinir liflerimiz uyarıların kolayca iletmek için miyelin kılıfla kaplıdır. MS bu miyelinleri parçalar ve yerine sertleşmiş dokuların kaplamasını sağlar. Bu da uyarıların düzensiz ya da hiç gitmemesi şeklinde etkir. Vücut hareketleri kişi tarafından kontrol edilemez hale gelir.

Hastalık beynin ve omuriliğin hasarlanan alanlarında sertleşmiş doku tabakası meydana getirir. Beyinde ortaya çıkması kişinin akli dengesini kaybetmesi anlamına gelmez. Yani kişi aklını yitirmiş değildir. Herhangi bir şekilde başkasına bulaşmaz. Şu ana kadar tedavi edilebilir bir çaresi yoktur. Genellikle gençler arasında yaygındır. MS hastalığı kişiye psikolojik, biyolojik ve fiziksel etkilerin tesir etmesine sebep olur. Genç erişkinlerde görülme olasılığı en yüksektir.

MS Hastalığı Belirtileri

  • Normal bir insanın kol ve bacaklarını hareket ettirirken bu hastalar bunun için özel bir çaba gösterir ve zorluklar çeker,
  • Kollarda veya bacaklarda titreme hissi, kasların kasılması,
  • Yüzde ağrı oluşması,
  • Fizyolojik olarak insan dengesinin kaybedilmesi,
  • Vücudun belli bölgelerinde karıncalanma hissi, yürümede zorluk çekme,
  • Olaylarda mantıklı davranma ve hareket etmede zorluk,
  • Psikolojik sorunlar,
  • İşitmede problem yaşama,
  • Kabızlık sıkıntısı çekme veya dışkısını tutamama,
  • Sık tuvalete çıkma, idrarını tutamama,
  • Gözde nükseden rahatsızlıklar, kontrol edilmez göz hareketleri, gözün çift görmesine neden olur.

MS hastalığı nedenleri arasında sigara kullanmak, D vitamini eksikliği yaşamak, sıcak suyla banyo yapmak, çok fazla güneşe maruz kalmak, hareket etmemek tedavi olma süresini oluşum etkilemektedir.

MS hastalığı tedavisi için kesin çözüm yoktur. Ancak hastalığın ilerlemesi ve belirtilerin azaltılması mümkündür. İlaç tedavisi ve fizik tedavi ile mümkündür.

MS hastalığı bitkisel tedavi için soya fasulyesi, kekik yağı, hardal yağı, zencefil yağı, biberiye yağı gibi şifalı bitkiler kullanmak hastalığın ilerlemesini ve belirtilerini azaltacaktır.

Hidronefroz (Böbrekte idrar birikmesi)

hidronefroz

Hidronefroz, diğer bir adıyla nefridoz, idrarı böbrekten idrar torbasına aktaran pelvisin doğuştan ya da sonradan oluşan çeşitli engellerden dolayı bu işlemi sağlıklı bir şekilde yerine getirememesi ve bu nedenle böbreklerde idrar birikmesi hastalığına verilen isimdir. Hidronefroz nedenleri temel olarak ikiye ayrılır; ilki doğuştan, anne karnında böbrek ve pelvis şekillenirken oluşan aksaklıklar, ikincisi ise sonradan olan, böbrekteki taşlardan, prostat kanseri vb. hastalıklardan ya da idrar yolu hastalıklarından dolayı meydana gelen hidronefrozdur.

Hidronefroz belirtileri;
Çoğunlukla bölgesel ağrılar ve şişliklerdir. Bunlar dışında özellikle sindirim sistemiyle ilgili problemler; bulantı, kusma gibi durumlar oluşabilmektedir. Nefridoz kesikli, kapalı ve açık olarak üçe ayrılsa da belirtileri hemen hemen aynıdır, sadece şiddeti farklılık gösterir. Özellikle böbreklerde oluşan ağrı ve şişliklerle kendini belli eder. Açık nefridozda böbreklerden en az biri işlemini sağlıklı bir şekilde yerine getirdiğinden hastalık geç fark edilebilir ve ya hiç farkına varılamayabilir fakat kapalı nefridozda her iki böbrek de düzgün çalışamadığı için şiddetli ağrılara ve kısmi şişkinliklere sebep olurlar. Kesikli nefridozda ise pelvis ara sıra işlemini yerine getirebilir ve nadiren ağrıya ve şişkinliğe sebep olur. Bu hastalığa erkeklerde daha fazla rastlanmakla birlikte gebelik esnasında bebekte görülen hidronefroz doğumdan sonra %70 oranında düzelme gösterir ancak aynı durum sonradan oluşan nefridoz için geçerli değildir ve iyileşme süreci çok daha sancılı olabileceği gibi tamamen iyileşme de söz konusu olmayabilir. Böbreğin genişlemesi, idrar yollarının iltihaplanması, idrarda mikropların oluşması vb. gibi daha ciddi problemlerle karşılaşmamak adına belirtiler baş gösterdiği takdirde derhal bir uzmandan yardım alınmalıdır.

Hidronefroz tedavisi, farklı yollarla gerçekleştirilmektedir. Bu hastalığa sebep olan neden neyse öncelikle o sorunun tedavisine yoğunlaşılmalıdır. Eğer hidronefroz bir idrar yolu iltihaplanmasından ya da hastalığından kaynaklanıyorsa öncelikle bu hastalığın tedavisi gerçekleştirilmelidir ve ya böbrekteki taş ya da kumlardan dolayı oluşmuşsa ilk olarak kum ve taş sorununun çözülmesi gerekir. Eğer hastalığın tedavisi hiçbir şekilde sağlanamıyor ancak böbreklerden biri sağlıklı bir şekilde çalışıyorsa hastalığın meydana geldiği böbreğin alınması da söz konusu olabilir. 

Çarkıfelek Otu (Passiflora incarnata)

çarkıfelek otu Passiflora incarnata

Çarkıfelek otu, çarkıfelek çiçeği olarak da bilinir. Bu ismini çok değişik türlerde açan çiçeklerinden alır. Çiçeklerinin en alt bölgesi ince iğne yapraklardan oluşur içten dışa üç renk alan bu iğne yaprakların üstünde yeşil renkte polenlerin bulunduğu bir bölüm bulunur. Onun üzerinde de siyah renkte bir iç tabaka daha yer alır. Her çiçekte ayrı renkler barındıran çarkıfelek çiçeği bu renkler ile görsel açıdan zenginlik oluşturur.

Çarkıfelek çiçeğinin meyveleri de bulunmaktadır. Çarkıfelek çiçeğinin meyvesinin dış görünüşü kiviyi andırır. Yeşil renkte olan bu meyvenin iç bölümünde ise biraz büyük çekirdekler bulunur. Her ne kadar otsu bölgeleri çay hazırlamak için daha çok kullanılsa da bitkinin meyvesi de aynı özellikleri ihtiva ettiği için kullanılabilmektedir.

Çarkıfelek çiçeğinin pek çok türü bulunmaktadır bu türlerden birkaçı ülkemizde de yetiştirilmektedir. Ancak ülkemizde yetişen çarkıfelek çiçekleri bitkisel tedavi amacıyla kullanılmamaktadır. Yararlı etkilere sahip çarkıfelek çiçeklerinin ana vatanı Güney Amerika’dır.

Uzun yıllardır Avrupa başta olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde şifalı bitkiler ile anılan çarkıfelek otu, bitkisel tedavi amacıyla ülkemizde de kullanılıyor. Bitkinin çiçek ve yaprakları şifalı bitkiler gibi kullanılabiliyor. Kurutulan bitki öğütülerek satışa sunulabilmektedir. Bu kuru bitkiler çay gibi kaynatılarak demlenir ve süzülerek içilir.

Çarkıfelek Otunun Faydaları

  • Çarkıfelek otu en çok uykusuzluk çekenler için kullanılmaktadır, sinirleri yatıştırdığı ve rahatlattığı için uyku problemi çekenlerin favori içeceğidir,
  • Stresi azaltır,
  • Son yıllarda sıklıkla adı duyulan sinirsel hastalık olan sara’da etkilidir,
  • Gerginliği alır,
  • Cinsel gücü arttırıcı etkisi vardır,
  • Parkinson hastalığından meydana gelen şikayetlerin azalmasında son derece etkilidir,
  • Tansiyonun düşürülmesine katkı sağlar.

Özellikle gelişmiş ülkelerde uykusuzluk için kullanılan çarkıfelek otu uyku ilaçları gibi yan etki göstermediği için daha fazla tercih edilmektedir. Bilindiği gibi uykusuzluk çekenlere daima uyku hapı verilir. Bu hapı alan insanlar uykuya dalabiliyor fakat sabah uyandıklarında baş ağrısı ve baş dönmesi sorunu ile karşılaşıyorlar. İşte çarkıfelek otu bu sorunları göstermeden insanların uykuya dalmasına olanak sağlıyor. Üstelik kullanan kişilerin sabah uyandıklarında daha dinç ve sağlıklı oldukları tespit edilmiştir.

Karaciğer Yetmezliği

karaciğer yetmezliği

Zamanla karaciğerin işlevini yitirmesi ve görevini yapamaması karaciğer yetmezliği olarak tanımlanır. Akut veya kronik olarak görülen bir hastalıktır. Akut yeni başlayan bir olay olduğunu ifade ederken, kronik ise uzun süredir nüksetmekte olan çok fazla ağrı ve şikayet olmayan bir durumu ifade etmekte olup daha çok ikinci duruma rastlanmaktadır. Akut karaciğer yetmezliği ani başlayan bir problem olduğundan tedavisi en kısa süre içinde yapılmalıdır. Çünkü kronik karaciğer yetmezliğine nazaran akut karaciğer yetmezliği daha ciddi şikayetlere sebep olur ve hastaları daha çok riske atarak ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirir.

Kişilerde halsizlik, yorgunluk, uyku hali, cilt üzerinde ve hızla artan yıldız biçimindeki damar genişlemeleri, tansiyonda belirgin düşüşler karaciğer yetmezliği belirtileri arasındadır.

Karaciğer yetmezliği nedenleri

  • Alkol kullanılması en önemli nedendir,
  • Hepatit, siroz gibi karaciğer hastalıkları
  • Sağlıksız beslenme, obezite,
  • Karaciğer yağlanması,
  • Antibiyotik ve bazı ilaçların yan tesirleri

Karaciğer yetmezliği tedavisi hastalığın ne şekilde nüksettiğine göre değişiklik gösterir. Ani başlayan akut karaciğer yetmezliği tedavi edilmezse karaciğerin fonksiyonlarını kaybetmesi söz konusudur. Böyle bir durumda karaciğer hücrelerinin ölümü gerçekleşir ve hayati tehlikeler gelişir.

Kronik karaciğer yetmezliği yeni başladığında antiviral ilaçlarla tedavi edilebilir. Böylelikle hepatit B ve hepatit C virüslerini henüz hastalığı yerleştirmeden vücuttan uzaklaştırılmış olunur. Ancak karaciğer yetmezliği kesin olarak yerleşmiş ve ileri safhalara ulaşmış ise karın su toplamasını önlemek için idrar söktürücü ilaçlarla tedavi edilebilir. Kronik karaciğer yetmezliği tedavisi geciktiği zaman ileri evrelerde karında su toplaması oluşabilir.

Sarılık, hepatit, hepatosellür karsinom, siroz, Wilson hastalığı karaciğer hastalıkları arasında yer almaktadır. Her gün öğle yemeğinden yarım saat önce çilek lapası tüketimi, lavanta, enginar, havuç, taze kayısı, greyfurt suyu, lahana suyu karaciğer hastalıklarında bitkisel tedavi için önemli besin kaynaklarıdır.